Breaking Bad

Sene 2020 olmuş anca mı izliyorsun diyenleri duyar gibiyim.Onlara ” better late than never ” diyerek cevap veriyorum ve lafı uzatmadan giriş yapıyorum.

Breaking Bad’i fenomen bir dizi olarak kabul edebiliriz herhalde.Buna kimsenin itirazı olmaz.Yoksa zaten neden 2020 yılında 2008 yapımı dizi izlensin ki? Fakat aradan geçen 12 yılın handikabını yaşıyorsunuz izlerken.Bunu minimuma indirmek için kendimi çok motive ettim.Yine de 2008 çekimlerinin ve kurgularının kötü olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Belki hala izlemeyenler vardır diye ( breaking bad nasıl izlemezsiniz ya? ) kısaca konudan bahsetmek gerekirse ; lise de kimya öğretmeni olan Walter White kanser olduğunu ve az bir ömrü kaldığını öğrenir.Kanser tedavisi ücretini karşılayamaz durumda olan bu gururlu adam, dönüp baktığında boşa bir hayat geçirdiğini ve hiçbir birikimi olmadığını fark eder.DEA ajanı olan Kayınbrosu ile katıldığı bir operasyonda, eski öğrencisinin ünlü bir metamfetamin üreticisi olduğunu fark eder.Kimya öğretmeni,kanser tedavisi için parası yok ve eski öğrencisi metamfetamin üreticisi.Gerisini anlatmama gerek yok herhalde,hikayeyi tahmin edebiliyorsunuzdur.

İlk sezonu izledikten sonra ” bu dizi neden izlenmiş? ” diye sormanız çok mümkün.Hatta ve hatta, bir çok kişinin diziyi orada bıraktığına eminim.Ardından bir tık daha hareketli olan 2.sezon geliyor.İlk sezonda bırakmadıysanız, ikinci sezonda bıraktığınıza bahse girerim.Hatta neden ilk sezonda bırakmadım ki,boşa vaktim gitti diye pişman bile olmuşsunuzdur.Tam bu noktada Breaking Bad’in tüm sezonlarını izlemiş kişilerin referanslarına muhtaç oluyorsunuz.Benim devam etme sebebim, şimdiye kadar bırakmadıysan sakın bırakma diyen arkadaşlarım oldu.

Üçüncü ve dördüncü sezonda yaptığı işi benimseyen bir Walter White yanı sıra diziye hareket kazandıran Saul,Gustavo Fring,Kartel ve Mike karakterlerini görüyoruz.Açıkçası 4.sezon sonuna kadar Walter White’ı efsane yapacak bir hareket izlemiyoruz.Genelde tahmin edilebilir hareketlerine tanıklık ediyoruz.(çölde bozulan karavanı tamir etme vs.)

Son sezona geldiğinizde ise, dizinin daha yeni başladığını ve neden 5.sezonda bittiğini sorgulamaya başlıyorsunuz.Tahminimce diziyi fenomen yapan etkende bu.O kadar boş bir 3 sezon izlettiriyor ki, son 1.5 sezonu efsane hale getirerek diziyi unutulmazlar arasına sokuyor.Walter White karakterine gerçekten insanların neden saygı duyduğu beşinci sezonda anlaşılıyor.Ayrıca fark ettiyseniz hiçbir yerde Jesse Pinkman karakterine değinmedim.Benim gözümde kendisi tamamen gereksiz ve bir insan nasıl bu kadar salak olabilir diye sordurtacak kadar salak bir insan.

Toparlamak gerekirse, her ne kadar 2008 yapımı dizi izlediğimin bilincinde bile olsam benim gözümde asla bir fenomen olarak kalmayacak Breaking Bad.Çünkü yine aynı şekilde Prison Break fenomenini de yayınlanma tarihinden çok süre sonra izlemiştim ve buna rağmen hala gözümde en iyi dizilerden bir tanesi.Elemanın bir tane pozitif hareketi yok.

Benim beklentim lüks ve illegal hayat, hızlı yaşantılar iken; kendimi aile dramı,yavaş ilerleyen olaylar içerisinde buldum.İzleyecek olanlara şiddetle tavsiye etmiyorum.Fakat ilk üç sezonun özetlerini izleyip olayları,karakterleri tanıdıktan sonra 4. ve 5.sezonu izleyebilirsiniz.

Ayrıca ekstra bir not olarak,dizi de en sevdiğim karakter olan Saul’un üzerine kurulu bir spin-off çekilmiş.Dizide ki sloganı olan ” Better Call Saul ” ismini alan spin-off’u izleme şansım olmadı henüz.

Elimden geldiğince spoiler vermeden son zamanlarda izlediğim Breaking Bad dizisini yorumladım.Umarım beğenirsiniz.

Yorum Yap